




DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, ekonomiyi eleştirerek ₺200’lük banknotun değer kaybına dikkat çekti. Enflasyon ve kötü yönetim vurgusu yaptı.
Ali Babacan 200 ₺ banknotun 2009, 2010, 2011 tedavüle çıktığında 134 dolar ediyordu. Bugün yıl 2026 200 ₺ ‘nin değeri yaklaşık 4,5 dolara düşmüştür. 134 dolardan 4,5 dolara. Yani herkesin cebindeki bu banknottan tam 130 dolar değerinde bir değer buharlaşmış durumda. Bunun buharlaşmasının sebebi kötü yönetim, buharlaşmasının sebebi iktidarın bizzat kendi eliyle patlattığı enflasyon. dedi.
Ali Babacan, İzmir programı kapsamında Alsancak’taki İzmir Tarihi Havagazı Fabrikası’nda basın mensuplarıyla bir araya geldi. Toplantıda İzmir’in ekonomik durumu, kentleşme sorunları ve işsizlik konuları ele alındı.
Basın toplantısına DEVA Partisi İzmir İl Başkanı Aybar Uygur ile Genel Başkan Yardımcıları Mehmet Erdoğan, Seyit Karaca, Burçin Yener, Büşra Sakınmaz ve Zeynep Su katıldı. Ankara Milletvekili ve eski Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile Adana Milletvekili Sadullah Kısacık de toplantıda hazır bulundu.
Gündem Buca (@gundembuca)'in paylaştığı bir gönderi
Babacan, konuşmasında Türkiye’nin en yüksek banknotu olan ₺200’ün değer kaybına dikkat çekti. “2009 yılında ₺200, 134 dolara eşdeğerdi. Bugün ise sadece 4,5 dolar ediyor” ifadelerini kullandı.
Babacan’a göre, cebimizdeki bu banknottan yaklaşık 130 dolarlık değer buharlaşmış durumda. Bu kaybın temel sebebi olarak ise kötü yönetim ve iktidarın yol açtığı yüksek enflasyon gösteriliyor.
Babacan, daha yüksek değerli banknot basmanın mevcut iktidar için büyük bir itiraf olacağını belirtti. “Daha büyük küpürlü para basmak, başarısızlığın ve beceriksizliğin en açık itirafı olur” dedi.
2009’dan bu yana tedavüle çıkan ₺200’ün Türkiye’de en büyük banknot olduğunu hatırlatan Babacan, yeni bir düzenlemenin hem ekonomik gerçekleri yansıtacağını hem de günlük işlemleri kolaylaştıracağını söyledi.
Babacan, Avrupa örneğine de dikkat çekti. Avroda artık €500 ve €200’lük banknotlar tedavüle girmiyor. Amaç, kara para, uyuşturucu ve terör finansmanı gibi kayıt dışı nakit akışını zorlaştırmak.
“Büyük banknot azaldıkça kayıt dışı parayı taşımak için çantalarda, bavullarda ve çuvallarda taşımak gerekiyor. Bu da ayrı bir engelleyici faktör” diye ekledi.







Which Edition of D&D had the best design/artwork of a Deva?
First Edition
Second Edition
Third Edition
Fifth Edition
See Results
Deva: nem akartam…..csak már nem bírtam tovább
Gülcemal: Shhh… nincs semmi baj, itt vagyok vigyázok rád , nem fog senki és semmi bántani
Deva: ………….
Gülcemal: tudom….tudom sírj csak nincs semmi baj

Deva Partisi İzmir İl Başkanı Aybar Uygur, Buca’da görev yapan mahalle muhtarlarıyla bir araya gelerek hem ilçenin temel sorunlarını hem de Buca Eski Cezaevi alanına ilişkin tartışmaları değerlendirdi. Toplantıya Sedat Erşahin, Eren Korkmaz ve DEVA Partisi Buca İlçe Başkanı Zafer Arı ile ilçe yöneticileri katıldı.
Programda konuşan Uygur, Buca’nın Türkiye siyasetinde önemli isimler yetiştirdiğini vurgulayarak ilçenin geçmişten gelen güçlü bir siyasi mirasa sahip olduğunu ifade etti.
Uygur konuşmasında, Buca’dan çıkan ve Türk siyasetinde iz bırakan isimleri hatırlattı. Işılay Saygın, Yüksel Çakmur, Ahmet Piriştina ve Cemil Şeboy gibi isimleri anarak, ilçenin geçmişte Türkiye siyasetine yön veren bir merkez olduğunu söyledi.
Son yıllarda ise Buca’nın bu tarihsel misyonunun zayıfladığını dile getiren Uygur, ilçenin yeniden güçlü bir siyasi temsil kapasitesine kavuşması gerektiğini ifade etti.
Toplantının ana gündem başlıklarından biri de muhtarların yerel yönetimlerdeki rolü oldu. Uygur, muhtarlığın “mahallenin hafızası ve vicdanı” olduğunu belirterek, mahallelerde yaşanan sorunların ilk olarak muhtarlara ulaştığını söyledi.
Buca’nın gündüz nüfusunun 1 milyonu aştığını belirten Uygur; altyapı, trafik, ulaşım ve güvenlik sorunlarının her geçen gün arttığını ifade etti. Özellikle yağışlı havalarda yaşanan altyapı problemlerinin mahallelerde ciddi sıkıntılar oluşturduğunu dile getirdi.

Aybar Uygur “Ne Değişti? Dün Yeşil Alan Olsun Diyenler Bugün Nerede duruyor Ne Değişti ?
Toplantının en dikkat çeken başlığı, Buca Eski Cezaevi alanına ilişkin tartışmalar oldu. Aybar Uygur, yaklaşık 80 bin metrekarelik alanın İzmir açısından büyük bir kamusal değer taşıdığını belirterek, geçmişte bu alanın tamamen yeşil alan olarak değerlendirilmesi yönünde güçlü bir toplumsal talep oluştuğunu hatırlattı.
Uygur, önceki yıllarda söz konusu arazinin park ve sosyal donatı alanı olması için imza kampanyaları düzenlendiğini, bazı mevcut meclis üyelerinin de o dönemde bu çalışmalara destek verdiğini ifade etti. “Dün yeşil alan olsun diye imza toplayanlar bugün farklı bir noktada duruyor. Ne değişti?” sözleriyle planlama sürecindeki tutum değişikliklerini gündeme taşıdı.
Alanla ilgili geçmişte imzalanan protokoller Buca Belediyesinin arşivinde çıkartsınlar değinen Uygur, konunun yalnızca bir imar planı meselesi olmadığını; aynı zamanda şehircilik ilkeleri, kamusal yarar ve kent hafızası açısından ele alınması gerektiğini söyledi.





DEVA Partisi İzmir İl başkanı Aybar Uygur İzmir ve İlçelerinde her yağmurda yaşanan taşkınlar, altyapı yetersizliği ve plansız şehir yönetim sorununu bir kez daha gündeme taşıdı.
İzmir’de etkili olan her yağış, Buca gibi yoğun nüfuslu ilçelerde aynı manzaraların tekrar yaşanmasına neden oluyor. Su basan yollar, taşan mazgallar ve ulaşıma kapanan caddeler, yağmurun ardından adeta kentin rutini haline gelmiş durumda. Yağışın kendisi değil, yıllardır çözülemeyen altyapı eksiklikleri İzmir’i her sağanakta kırılgan bir hale getiriyor.
Buca, yağmur suyu taşkınlarının en sık yaşandığı ilçelerin başında geliyor. Özellikle ana arterlerde ve alt geçitlerde biriken sular, hem araç trafiğini durma noktasına getiriyor hem de yayalar için ciddi risk oluşturuyor. Vatandaşlar, her yağmurda aynı noktaların suyla dolmasını “önceden bilinen ama çözülmeyen bir sorun” olarak tanımlıyor. Bu durum, plansız yapılaşma ve yetersiz yağmur suyu drenaj sistemlerinin açık bir sonucu olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlara göre İzmir genelinde yağmur suyu ve kanalizasyon hatlarının ayrıştırılmaması, taşkınların en önemli nedenlerinden biri. İzmir merkezinde Artan nüfus ve yoğun betonlaşma, toprağın suyu emme kapasitesini azaltırken, mevcut altyapı bu yükü kaldıramıyor. Buna rağmen, uzun vadeli ve kalıcı altyapı projelerinin hayata geçirilmemesi eleştiri konusu olmaya devam ediyor.
Şehir yönetiminin yağışlar sonrası yaptığı temizlik ve rögar açma çalışmaları, sorunu kökten çözmek yerine günü kurtaran önlemler olarak görülüyor. Her yağmurdan sonra “önlem alındı” açıklamaları yapılmasına rağmen, bir sonraki sağanakta aynı noktaların tekrar su altında kalması, kamuoyunda güven kaybına yol açıyor. Eleştiriler, planlama eksikliğinin artık görmezden gelinemeyecek boyuta ulaştığı yönünde yoğunlaşıyor.
Yağmur suyu taşkınları yalnızca ulaşımı aksatmıyor; aynı zamanda can ve mal güvenliğini de tehdit ediyor. Elektrik altyapısıyla temas eden sular, olası kazaların önünü açarken, bodrum katlarını su basan ev ve iş yerleri maddi kayıplara neden oluyor. Bu tablo, taşkınların “doğal afet” değil, ihmaller zincirinin sonucu olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
İzmir ve Buca özelinde yaşananlar, şehir yönetiminin altyapı yatırımlarını yeterince önceliklendirmediği eleştirilerini beraberinde getiriyor. Kentin büyüme hızına uygun bir altyapı planlaması yapılmadığı, bilimsel ve sürdürülebilir çözümlerin ertelendiği ifade ediliyor. Vatandaşlar ise her yağmurda aynı sorunları yaşamaktan yorulduklarını dile getiriyor.
Uzmanlar ve sivil toplum temsilcileri, İzmir’in yağmurla değil, kötü planlamayla mücadele ettiğini vurguluyor. Yağmur suyu toplama sistemlerinin yenilenmesi, altyapının güçlendirilmesi ve denetim mekanizmalarının etkinleştirilmesi gerektiği belirtiliyor. Aksi halde İzmir ve Buca’da “yağmur yağarsa sorun var” algısının değişmeyeceği ifade ediliyor.




Reminder that Buddhism isn’t entirely atheistic. While there is no divine authority, and you can be an atheist and a Buddhist, it’s still important to recognize that there’s many Buddhists who venerate Bodhisattvas, Devas, and local deities alongside practicing the dharma. Many texts recognize the existence of deities, however they aren’t all-powerful like what other religions proclaim. Buddhism is so much more complex than what people in the west proclaim it is.
What a great question! If all languages count, than it’s ľubozvučný from my mother tongue. It means something like beautiful sounding, and it does sound beautiful!! (I love the ľ sound) If only english counts than it’s probably floccinaucinihilipilification which is the longest non-technical word in the english language. Isn’t that cool?

☀ SHRI BRAHMA DEVA ॐ ☀
Shri Brahma said:
“My dear Lord Krishna, one who earnestly waits for You to bestow Your causeless mercy upon him, all the while patiently suffering the reactions of his past misdeeds and offering You respectful obeisances with his heart, words and body, is surely eligible for liberation, for it has become his rightful claim.”~Srimad-Bhagavatam 10.14.8
🎬 Title: Deva / देवा
Story: Dev Ambre, a hardened police officer, undergoes a life-changing accident that robs him of his memory just after cracking a murder case. To solve the mystery again, he must keep his amnesia under wraps, relying only on the help of DCP Farhan Khan.
⭐ Rating: 6.054 (56 votes)
📅 Release date: 2025-01-31
⏱️ Runtime: 2h 35m
🎭 Genres: Action, Thriller, Mystery, Crime
🎬…
When I show up to the protective possessive boyfriend competition and my opponent is deva